baskoymusum
Ver canales relacionados
baskoymusum
baskoymusum
Antigüedad: 18 de mayo de 2007
Último acceso: hace 3 días
Vídeos vistos: 855
Suscriptores: 148
Reproducciones del canal: 14087
daha detaylı açıklamalar için
web-sitemizi ziyaret ediniz: www.367.de.tl

-TÜRBAN ve LAİKLİK -
●Gerçek 'Laiklik' dini yok saymak, evlere ve camilere hapsetmek değildir. Laiklik, devletin bütün dinlere ve dinsizliğe eşit mesafede olması, dinî veya gayridinî yaşam tarzlarını her alanda garanti altına almasıdır.

●Demokrasi ve özgürlükler konusunda günümüzün standardını oluşturan muassır ülkelere bir bakalım: İngiltere'de Sih dininden olan (erkek) polisler kendi inançları gereği görev sırasında bile türban takabiliyorlar. Almanya'da şu an hükümette olan partinin adı 'Hrıstiyan Demokrat Parti'. Başörtülüler (zaten her konuda Müslümanlara ve Türklere karşı düşmanca tavır takınan Fransa hariç) Batı ülkelerinde 'kamusal alana' girebiliyor.
●Kamusal alandan (ki tanımına göre çok geniş tutulabilen bir alan) dinî olguları topyekûn kovmak, çağdaş ve laik (seküler) devletlerin değil, tarihe karışmış despotik, komunist devletlerin işidir.

●Bu bağnaz laiklik anlayışını savunmak için sıkça iki gerekçe sunulur:
1) İslam'da örtünmenin zaten emredilmediği
2) Türbanın siyasî bir sembol olduğu
İki gerekçenin de temelinde, topluma zorla belli bir anlayışı dayatma çabası yatmaktadır. Kişi "Ben Müslüman değilim ve başımı da örtmüyorum" diyebilir. "Ben Müslümanım, fakat İslam'ın örtünmeyi emrettiğine inanmıyorum" da diyebilir. Hatta "Ben Müslümanım, örtünmenin emredildiğine inanıyorum, ama yine de örtünmek istemiyorum" da diyebilir. Devlet bu üç görüşü ve yaşam tarzını nasıl güvence altına almak zorunda ise aynı şekilde "Ben Müslümanım, İslam'ın örtünmeyi emrettiğine inanıyorum ve örtünüyorum" diyenin de görüş ve yaşam tarzını korumakla sorumludur. Ona "Hayır sen yanlış biliyorsun" diyemez. İslam bilginlerinin bir kısmı "örtünmek dinen emredilmiştir" der, diğer kısmı "hayır öyle değildir" der (ki ilahiyatçıların en azından sayıca çoğunluğu birinci görüşü savunmakta). Müslümanların bir kısmı bir görüşü benimser, diğer kısmı öbür görüşü. Devletin burada müdahale hakkı yoktur. Nitekim devlet, farklı din veya mezhepler arasında da "şu din/mezhep doğru, diğerleri yanlış" şeklinde dayatmada bulunamaz. Kaldı ki, devlet kurumu olan Diyanet dahi (ki laik düzende olmaması gereken bir kurum) defalarca örtünmenin dinen farz olduğunu beyan etmiştir. Netice itibariyle, özel şahıslar türbanı dinen gereksiz bulabilir ve bu görüşlerini kamuoyuyla paylaşabilirler. Fakat bu görüş, türbanı 'kamusal alanda' yasaklamak için devlet tarafından bir argüman olarak kullanılamaz.

●Yani laiklik günümüz Türkiyesinde her türlü dinî veya gayridinî yaşam tarzlarını korumaya değil, tam tersine bireysel özgürlükleri kısıtlamaya ve toplumu iki kutuba bölmeye yönelik istismar edilmektedir.

●Bu kısıtlamalara maruz kalan kesimler, haklarını talep ettiklerinde ise, ne hazindir ki, tesettürü siyasî sembol olarak kullanmakla, siyasete din karıştırmakla, din tacirliği yapmakla suçlanmaktadır.

●Oysa insaflıca bakıldığında görülür ki, türbanlı bayanlar, sadece AKP'nin değil başta MHP, BBP, DYP (DP) ve ANAP olmak üzere bütün muhafazakâr partilerin hem aktif kadın kolları kadrolarında hem de seçmen kitlelerinde mevcuttur. Hatta bu partilerin hiç birisine rağbet etmeyen türbanlılar da vardır. Dolayısıyla türban, türbanı giyenler tarafından siyasî bir sembol olarak değil, kendi inançlarınca dinî bir gereklilik olarak görülmektedir. Nedense türban sadece türban karşıtları tarafından 'siyasî sembol' olarak algılanmakta. Fakat semantik (anlambilim) açısından ele alındığında bir nesne ancak o nesneyi kullanan öznenin birşeyi anlatma amacı ile 'sembol' hüviyetini kazanır. Örneğin duman, ateş olduğuna dair bir 'sembol' (gösterge) değil, ateş olduğuna dair bir 'alamet' (belirti)dir. Ne zaman ki ateşi yakan ve dumanı yönlendiren öznenin kendisi, dumana bir sembolik anlam yükler, dumanla birşey anlatmak ister (eskiden kızılderililerde olduğu gibi), o zaman duman bir iletişim aracı, bir sembol niteliği kazanır. Neticede bir bayanın türbanlı olması, o kişinin muhtemelen muhafazakâr bir dünya görüşüne sahip olduğunun 'alameti' (belirtisi)dir. Fakat türban bunu anlatmak amacıyla değil, dinî bir vecibe olduğu inancından dolayı takılır (Herhangi birşey anlatmak istemeden de ateş yakılabileceği gibi).

●Evet birçok insan korkuyor: "Onlar günün birinde yeterince güç sahibi olurlarsa, bizleri bastıracak, bu sefer onlar bizi üniversitelere almayacaklar. Onun için şimdiden önlerini kesmeliyiz." Gerçekten de bu amacı güden marjinal bir azınlık var. Ama "tesettür giyen veya AKP'yi destekleyen herkes bu görüştedir" demek büyük insafsızlıktır. Hatta gerçekten bu amacı güden dinî bağnazlar da, aynı laikliği bağnazca tanımlayanlar gibi AKP'ye şiddetle karşıdırlar.

●Farklı görüş ve yaşam tarzlarına tahammül etmesini öğrenmeliyiz artık. Bugün türbanlıların haklarını savunanlar, yarın başı açıklar aynı kısıtlamalara maruz kalacak olsa aynı tepkiyi göstermelidir ve gösterecektir.

●Şu veya bu parti değil mesele. Partilerin hepsi geçici, bâki olan ise millettir. Mesele farklı kesimlerin birbirini hazmedebilmesi, olduğu gibi kabul edebilmesidir. Aynı topraklar üzerinde yaşayanlar olarak her ne kadar birbirimize kızsak, zaman zaman düşman olarak algılasak da, başımıza (savaş, deprem, sel gibi) bir felaket gelse, yine birbirimizin yardımına koşacak, birbirimize muhtac olacak olan biziz.
País: Turquía
Sitio web: http://www.367.de.tl
Notificar infracción de imagen de perfil
Conectar con baskoymusum
De: baskoymusum
Reproducciones: 368425
Comentarios: 1975
vídeo
http://www.367.de.tl - SİYASÎ MÜCADELE ve PARANOYA - ●Siyasî mücadele her ülkede vardır (más)
Añadido: hace 1 año
Reproducciones: 368425
4.0
04:54
Ver los 1 vídeos
Suscriptores (148)
cargando...
 
cargando...
 
cargando...
 
cargando...
 
Comentarios sobre el canal (32)
 
HakanKandemir | 14 de julio de 2007
Duygu ve düşüncelerinizi yürekten destekliyorum.
Yüce askerlik müessesesine yapılabilecek en büyük saygısızlık cuntacılıktır.
Web-siteniz harika. Gerçek vatanperverliğinizi diğerleri gibi boş sloganlar atarak değil, meselelere akılcıl yaklaşım ve açılımlar sunarak kanıtlamışsınız. Milletimizin güçlenmesi, bayrağımızın yükselmesi ancak sizin gibi gençlerin çoğalmasıyla mümkündür.
xxCemilMericxx | 14 de julio de 2007
Elinize, ağzınıza ve kaleminize sağlık. O kadar isabetli sövmüşsünüz ki, (asla küfretmeyen biri olarak) aynen katılıyorum.
Web-sitenizdeki yazıları dikkatlice okudum ve bir akademisyen olarak çok beğendim. Türk gençliğinin bu derinliği yakalayacağı günleri bekliyoruz hasretle...
tocbirsen2007 | 29 de junio de 2007
YÜZ ÜZERİDEN 100 LÜK BİR KLİP.hAZIRLAYANLARIN UFKU DAHA DA GENİŞ OLSUN
badeci | 28 de junio de 2007
SAOLllll. saollll... çatlasınlar sözde laikçiler..
katilyamyam | 27 de junio de 2007
sol taraftaki metnini begendim ama vidon yinede cok komik :)
chicheck | 26 de junio de 2007
heLaL oLsun yigidim inşaLLah daha güzeL çaLışmaLarına tanıkLık ederiz.
enessakirdemirci | 26 de junio de 2007
kardesim emeğine sağlık duygularımızı tekrar canlandırdın
murato81 | 26 de junio de 2007
Hey Aslanim benim.
Biliyorum, boyle mesaj cok aliyorsundur.

Ama yinede soylediklerine %100 desktek verdigimi sana bildirmek istedim.

Saygilarimla,
sdns38 | 26 de junio de 2007
eline emegine saglik
Beyza75 | 25 de junio de 2007
elinize dilinize saglik,yureginize saglik ay nasil dua edecegimi sasirdim cok hosuma gitti valla:):)